AnasayfaHakkımızdaGüzel Yazılarİyi KitaplarBizim ArşivBağlantılarDost SitelerGörüşlerinizİletişim
 
Öğretmenlere Özel Yazılarımız Sizden Gelenler Tavsiyeler Sözler Hazinesi Forum
 
 




EVDEKİ YABANCI
 

Toplumu oluşturan aile, çocuğa en temel öğretilerin verildiği bir okul, anne ve babası da yaşadığı toplumun değerleri doğrultusunda kendisini yetiştiren öğretmenleridir. Çocuk, evinde anne ve babasından ne öğrenirse, yanlışları karşısında ne kadar törpülenirse o kadar sorunsuz ve huzurlu bir hayat sürme imkânını bulabilir.

Ama gelin görün ki, öyle olmuyor. Günümüz şartlarında çocukların ilk eğitmeni, televizyon ve bilgisayar oluyor. Anne, biraz mızmızlanan bebeğini, televizyon karşısına oturtarak kendine zaman kazandırıyor. Yaş ilerlediğinde kurtarıcı rolünü, bilgisayar kapıyor.

Yıllar sonra anne ve baba bakıyor ki, evde bir yabancı var. Kıyafetiyle, ahlâkıyla, düşüncesiyle kendilerinden çok farklı biri. Bu yabancıyı kontrol etmek de çok zor. Bu yabancı, söz dinlemiyor, itaat etmiyor. Zamanla anne ve baba, onu olduğu gibi kabullenip, onunla bir arada yaşamaya alışıyorlar. Ama gelin görün ki, bir müddet sonra bu genç ellerinden kayıp gidiyor.

Televizyon rehberliğinde başlayan ve arkadaş çevresiyle gelişen bu değişim, gencin anne ve babasıyla birlikte topyekûn tüm değerlerini de reddetmesine kadar devam edebiliyor.

Aile ortamında zaman zaman ortaya çıkan anlaşmazlıklar ve huzursuzluklar, bu yabancılaşmanın bir sonucudur. Evde yaşanan iletişimsizlik had safhaya vardığında ise iş işten geçmiştir. Gazete sayfalarında sık sık gördüğümüz aile faciaları işte zamanında uyarılmayan, görülmeyen hatalardan kaynaklanıyor.

Anneler ve babalar, kızının makyajını yapıp, o biçim kıyafetlerle sokaklarda dolaşmasına, yanlış arkadaşlıklar kurmasına seyirci mi kalıyor? Elinde gazete kâğıdına sardığı birayı kuytu park köşelerinde yudumlayan, caddede insanlara sataşan, emniyette vukuatları kabaran oğlunu bir babanın o zamana dek fark etmemesi gerçekten mümkün müdür?

Yoksa aileler bunu “cahillik işte” deyip geçiştiriyor mu? Ama bu hatalar zinciri çevresine zarar vermeye, birilerinin canını yakmaya başladığında ise, kendi suçlarını başkalarına atmaya kalkışarak kendilerini teselli etmeye, ya da doğacak toplum baskısını bertaraf etmeye çalışıyorlar.

Yarınlarımızı emanet edeceğimiz bu gençler, ihmale gelmez. Aile denetimi ve yönlendirmesi çok önemli bir ihtiyaçtır. Okullarımızda öğretmenlerimizin çabası, bu ihtiyacı tam olarak karşılayamaz. Ne kadar özveri ve gayret ortaya konulursa konulsun, ailenin bu çabalara mutlaka katkı yapması, okul ve aile birlikteliğini sağlaması gerekmektedir.

Fazıl Mustafa TAŞÇI

www.tarihogretmeni.com

tarihogretmeni@msn.com


 



www.tarihogretmeni.com