AnasayfaHakkımızdaGüzel Yazılarİyi KitaplarBizim ArşivBağlantılarDost SitelerGörüşlerinizİletişim
 
Öğretmenlere Özel Yazılarımız Sizden Gelenler Tavsiyeler Sözler Hazinesi Forum
 
 




RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ
 

Şükür kavuşturana!

Bu yıl da Ramazan ayına erebildik.

Ben bu yazıyı yazabiliyorsam, sizler de bu yazıyı okuyorsanız en azından bizler bu nasibe erenlerdeniz. Çok şükür!

Geçen yıl birlikte olduğumuz ancak bu yıl içinde aramızdan ayrılan eşimizi, dostumuzu, akrabamızı bir analım ve onlar için rahmet dileyelim.

Ramazan, her yerde Ramazan’dır. Fakat hayatımız boyunca Ramazan ayını farklı yerlerde karşılama imkânı buluruz. Her şehrin veya yörenin kendine özgü bir Ramazan kültürü vardır. Yani, Ramazan’ı her yerde farklı koklamak mümkündür.

Ramazan ayı, kimi yerlerde yavandır. Mübârek geldi mi, gelmedi mi bilinmez. Anlaşılmaz!

Kimi yerlerde de yüreklerimizde hissederiz onu. Daha bir duruluruz, özümüze döner, kendimize çeki düzen veririz.

Minarelerde mahyalar ışıldar.

Yanık sesli ezanlar okunur. Adımlarımız bizi o ulvî buluşmaya doğru çeker. Alabildiğine bir coşku, bir haz… İnsan kendini küçüldükçe küçülmüş hisseder Yaratan karşısında…

Çocukluğumuzun Ramazanlarını da anmamak mümkün değil. Büyükbabam rahmetli Hacı Fazlı’nın elimden tutup hızlı adımlarla adeta sürükleyerek götürdüğü teravih namazları…

Yer sofrasında, uykulu gözlerle ne yediğimizi bilmeden yaptığımız temcid geceleri ki; artık hepimiz ona sahur diyoruz.

Tabi anneannemin o temcidlerde yaptığı mayalı ve yanıçları…

Teravihlerde Ulucamii’de Recep Hafız’ı dinlemek eşsiz bir keyifti benim için.

Şimdi ne o coşkulu teravihler kaldı, ne de Recep Hafız'ın o yanık sesi...

Recep Hafız’dan ilk dinlediğim;

"Hak yoluna gidenlerin,

Asa olsam ellerine,

Muhammedi vasfedenin,

Kurban olsam dillerine” ilahisiydi, hâlâ hatırlarım.

İlâhinin “Ya hay”, ya hay” diye devam eden nakaratlarında ise arka ve genellikle çardakta kendinden geçen bir ses “Allaaah!” diye haykırırdı.

Bu coşmalar benim hoşuma gider, Recep Hafız’ı da öyle sanıyorum ki, daha da bir aşka getirir, keyiflendirirdi.

Güzel sesli imamların ve müezzinlerin Ramazan’a pek çok şey kattıkları bir gerçektir. Çorum’un da Recep Hafız gibi zevkle ve şevkle bu işi yapan insanlara ihtiyacı var.

Ramazan’da sohbetler, vaazlar dinlenir.

Mukabeleler takip edilir, hatimler indirilir, teravih namazları kılınır.

Lise yıllarında, Alaca’da cami cami gezerek teravih kılardık. Yani her akşam başka bir camideyiz. Bir akşam öyle bir camiye gelmişiz ki, bunu imamın namaza başlamasıyla anlayabildik. Meğer Yandım Hoca’nın camiindeymişiz ve hatimle teravih kılınıyormuş. Bizim gibi gafiller için zor bir namazdı. Allah kabul etsin.

Ramazan ayında yanardöner Müslümanlarla da muhatap olacağız.

“Ramazan’da Müslüman, Şevval’de .....................!” olanlar hani.

Bu arada can sıkan haberler de ekranlara gelecek.

Bunlara bakıp da hiç canımızı sıkmayalım.

Ben size şimdiden başlıkları vereyim. Sonra dinlemeye kalkıp kafanızı boş yere şişirmeyin:

−Ramazan hilâli göründü mü?

−Türkiye’de eksik oruç mu tutuluyor?

−Oruç bozmayan sakız olur mu?

−Tok tutan bantlar caiz mi?

Botoks orucu bozar mı?

−Hangi şarkıcı daha iyi ezan okuyor?

−Oruç tutmayan çocuğu dövdüler.

−Yeni ilâhi CD ve albümleri…

−“Alın Müslümanlar alın!”

Ramazan ayı, öyle veya böyle her haliyle bize varlığını hissettiriyor.

Allah faydalanmamızı sağlasın.

Ramazan’ınız kutlu olsun.

Fazıl Mustafa TAŞÇI

www.tarihogretmeni.com

tarihogretmeni@msn.com


 



www.tarihogretmeni.com