AnasayfaHakkımızdaGüzel Yazılarİyi KitaplarBizim ArşivBağlantılarDost SitelerGörüşlerinizİletişim
 
Öğretmenlere Özel Yazılarımız Sizden Gelenler Tavsiyeler Sözler Hazinesi Forum
 
 




SADAKA TAŞLARI
 

Sadaka taşları, Osmanlı’nın ince fikirliliğinin, hassasiyetinin bir eseridir. Şehrin belirli noktalarına yerleştirilen, bir metreyi biraz geçkin bir yükseklikte dikilen bu mermer taşlar, zenginle fakirin birbirlerini görmeden buluştuğu noktalardı.

Bu taş, bir çeşme yanında veya cami çıkışında olabilir. İstanbul, Konya, Bursa gibi tarihi dokusunu muhafaza edebilen şehirlerimizde bu taşlar hâlâ dimdik ayaktadır.

Sadaka taşları, zenginin vakarını, fakirin onurunu düşünerek geliştirilmiş Türk-İslâm kültürünün en güzel sentezlendiği örneklerdendir.

Çünkü İslâm’ın koyduğu ölçüyü atalarımız o ince ruhlarında hissetmişler.

Ölçü şu:

“Sağ elinin verdiğini, sol elin bilmeyecek!”

“Veren el, alan elden üstündür!”

Bu iki söz, Hz. Peygamberin hadisleridir. Sadakayı teşvik eden, fakiri fukarayı gözeten Peygamberimiz, zenginin bu ibadetini gösterişten uzak, kibirlenmeden yapabilmesi için onu bu şekilde uyarmış.

Atalarımız da bunun en güzel çözümünü bu taşları dikerek gerçekleştirmişler: Zengin, sadaka taşının üstündeki oyuğa para bırakıyor. Fakir de açgözlülük edip, hepsini değil, ihtiyacı kadarını alıyor. Biliyor ki, kendisinden başka muhtaçlar da var. Biliyor ki, oraya yarın yine para bırakanlar olacak.

Çorum Ulucamii’nin ana girişinin hemen önünde, biraz sağ tarafa düşen bu sadaka taşını hâlâ görmek mümkündür.

Ama ne hazindir ki, bugün bu taşın ne olduğunu bilmeyen pek çok insanımızın bu taşa yıllardır acımasızlık yaptığını görmüşüzdür.

Arkadaşıyla hasbihal ederken takıldığı taş için homurdanan; “bu ne böyle yol ortasında böyle taş mı konur, kaldırsalar ya” diyene mi daha çok kızmalı, yoksa ayağını dayayıp ayakkabısı bağlayana mı?

Taş, tabi ki kutsal değil. Bizim anlatmak istediğimiz bu taşın "yerine getirdiği işlevin kutsallığı" ve bunun insanımıza aktarılması.

Bugünlerde Ulucamii’de tadilat çalışmaları varken aklıma geldi. Tam zamanıdır diye düşünüyorum. Bu yüzden İLGİLİLERE, MÜFTÜLÜĞE, VAKIF YETKİLİLERİNE seslenmek istiyorum.

Yılların tadilatları yüzünden oldukça alçakta kalmış bu taşı, öncelikle o çukurdan çıkarın.

Eğer bugüne kadar kırılmamışsa, bu taşın yüksekliğinin en az 120-130 cm. olması gerekiyor. Ama bugün o taş, 40-50 cm. olarak görülüyor. Hazır el değmişken o taşa yükseklik kazandırılabilir. Yeri değiştirilebilir. Hatta sadaka taşlarıyla ilgili bir bilgi içeren metal bir plaka, bu taşa yerleştirilebilir.

Bunu onarım çalışmaları sırasında şimdi yapmak mümkün.

İnşallah bir ilgili, yetkili bizi duyar, anlar da; bu kültür varlığımızın yok olup gitmesine seyirci kalmaz.

Fazıl Mustafa TAŞÇI

www.tarihogretmeni.com

tarihogretmeni@msn.com


 



www.tarihogretmeni.com